CLEVLAND-WASHİNGTON
Kağıt üzerinde ve tahminlerde en kolay seri olarak gözüken bu eşleşmede aslında serinin sonucu play-off ların başlamasına çok az bir zaman kala Arenas ve Butler gibi iki all-star ın sakatlanması ile şekillenmişti.Bu yüzden de tahminler de geçen yılın bir rövanşı olmaktan uzak Clevland'ın domine etmesi düşünülen bir seri üzerine yapılıyor.Açıkçası benim de bu konuda tahminlerden pek farklı bir yorumum olmayacak.Ben de Cavs'ın hücumdaki sıkıntılarını düşünerek ve Washington'ın en zayıf karnı olan pota altında bu yıl formsuz bir sezon geçirdiklerini belirterek Washington'daki bir maçı kaybedeceklerini ve serini 4-1 biteceğini düşünüyorum.
PHOENİX-LAKERS
Yine fazla sürpriz olmayacağını ve geçen yılın aksine takımların aralarındaki güç farklarının birbirlerinden uzaklaştıklarını düşünerek Suns'ın rahat geçeceğini düşündüğüm bir seri. Lakers'ın son maçlarda iyice Kobe BRYANT takımı olması ve diğer rol oyuncularının bu duruma bir katkı sağlamaktan uzak olmaları iyiden iyiye Lakers'ın düşüşünü sağladı.Kobe' ye diğer oyuncuların sağlayacakları katkının yanında bu ligde onu şu ana kadar en fazla yavaşlatabilmeyi başarabilen oyunculardan Raja BELL'in performansı da serinin kritiklerinden.Ben onunn savunmasının bu seride yine Bryant üzerinde etkili olacağını ve diğer oyuncuların daha fazla sorumluluk almalarını sağlayacağını düşünüyorum.Kwame'nin dönüşü savunma anlamında Lakers için bir avantaj.Fakat yine de Lakers'ın seriyi kazanabilmek için başta savunma olmak üzere ekstra işler yapması ve bunları da sürekli hale getirmesi gerekli.Çünkü geçen yıl 7. maça taşıyabildikleri bir Suns serisinden çok farklı bir seri onları bekliyor olacak ve bu kez Suns'ın en az dış şutları kadar pota altında da öldürücü bir silahı var.Tüm bu faktörleri göz önüne alarak bu serinin sürekli olarak Suns'ın önderliğine geçeceğini ve Staples'taki bir maçı da Kobe'nin patlamasıyla Lakers'ın alabileceğini ama aksinin zor olduğunu dşünüyorum.Tahminim 4-1 Suns lehine.
SAN ANTONIO-DENVER
Son maçlarda herkesin oyun olarak çok değiştiğini ,Iverson'ın farklı oynamaya başladığını söylediği bir Denver ile son 30 maçta çok iyi bir galibiyet-mağlubiyet oranı yakalayan Spurs eşleşmesi çokları için zevkli geçmeye aday.Ben açıkçası son maçlarda ne Denver'ın abartıldığı kadar bir değişim içerisinde olduğunu ne de çok farklı oynadığını düşünmüyorum.Takımın özellikle hücumda topu daha fazla paylaştığı,daha yüksek yüzdeyle şut attığı doğru fakat bu öyle büyütüldüğü kadar büyük bir gelişme değil.Son izlediğim Denver maçlarında özellikle rakiplerin savunmadaki dağınıklıkları bunu oluşturan fatörlerden birisiydi.Boş şutların girmesi ve Nene'nin pota altındaki beklenenden yüksek katkısı da bu çıkışta etkiliydi.Fakat yine de bunlar Denver'ın çok büyük bir çıkşta olduğu kanısını doğurmuyor bende.Bunun da en önemli nedenlerinden biri hala neredeyse(Camby'i hariç tutyorum onun son maçlardaki savunma performansı çok etkileyici) hiç savunma yapmıyor olmaları.Bu serinin de kaderinin bu olduğunu hangi takım olursa olsun Spurs'ü savunma yapmadan kesinlikle eleyemeyeceğini(buna Suns ta dahil)ve Denver'ın da bu noktada potansiyel olarak yetersiz olduğundan sadece sahasındaki 1 en fazla 2 maçı(o da maximum)alabileceğini ve serinin bu şekilde biteceğini düşünüyorum.Çünkü işin Spurs cephesinde geçen seneye nazaran çok daha aktif ve etkili bir Duncan,özellikle de son maçlarda ve bu seneki neredeyse bütün büyük maçlarda iyi oynayan ve istikrarlı şut sokan bir Parker ve geçen yıla nazaran işlerini daha iyi yapan kritik görev adamları Finley ve Barry var.Bu Spurs'ün bana bu seriyi 1-2 maç dışında çok fazla zorlanmadan geçebileceğini gösteriyor.Fakat onlar için kritik nokta bu seride ne kadar yorulacakları ve sakatlıklar olacaktır.Bu nereye kadar gidebileceklerine oldukça etki edecek.
DETROIT-ORLANDO
Geçen yıl sonundaki performansıyla herkese bu yıl acaba ne kadar devam ettirecekler diye sorduran ve bu yıla da geçen yılki formuna yakın bir düzeyde başlayan fakat sonradan iyice düşüşe geçen ve son maçlarda biraz da diğer takımların da yardımlarıyla play-off a kalabilen bir Orlando'nun geçen yıllaraa göre hem çok daha dinlenmiş hem de 5 numaradan da skor ve hücum genişliği bulabilen bir Detroit'e karşı 1 maç almasının doğal 2. maçı kazanmsının ise büyük sürpriz olacağını düşünüyorum.Pistons'ın seri boyunca Howard'ın savunmasında ne kadar başarılı olacağı da onların ileriki turlar için neler yapacağı konusunda bize bir fikir verecektir.Tahminim 4-1 Detroit.
New Jersey- Toronto ve Bulls-Miami serileri için ayrıntılı yazılarımı 1. maçların ardından yazacağım...
saygılarımla.....
19 Nisan 2007 Perşembe
17 Nisan 2007 Salı
Batıda kan kokusu
Bir tarafta geçen yıl hakemlerin de katkılarıyla kendi elleriyle şampiyonluğu doğuya Miami' ye veren bir Dallas,diğer tarafta geçen yıl en önemli pota altı silahının tüm sezon olmamasına rağmen yine de başarılı bir sezon geçiren ve bu yıl da sakatlığın etkisinden tamamen kurtulmuş bir Amare ile Nba in en göze hoş gelen takımı Suns bir diğer tarafta da son yılların tartışmasız en istikrarlı fakat takımın temel direği olan süperyıldızının yaşlanmaya doğru koşar adım yürüdüğü son maçların en iyi galibiyet yüzdesine sahip takımı Spurs.Herhalde son yılların en iyi daha doğru ifadeyle en fazla denk gücünün olduğu bir play-off serisi bizi bekliyor.Bunlar tepedeki çekişmeler fakat asıl mücadele ilk turdan itibaren en az bu 3 takım kadar birbirine denk iki takımın mücadelesi ile Rockets-Utah mücadelesi ile başlıyor.Yavaş yavaş belli olan ve en fazla dikkat çekecek eşleşmeleri irdelemeye başlayalım:
ROCKETS-UTAH
İki takımın aslında son sezonlarında yaşadıkları ve bu yılki durumları birbirleriyle benzer özellikler taşıyor.Geçen yıl bazılarının sezon başı itibariyle gizli favorilerinden biri olan Rockets'ın tüm sezon bir türlü -başta takımın en önemli iki yıldızı Yao ve T-mac olmak üzere-sakatlıklardan başını kaldıramaması ve bunun takımın tamamını etkilemesi ile değil gizli favorilik play-off lara dahi kalamadan biten bir sezon geçirildi.Aslında bu yıl Rockets'ın belki de en fazla kademe atladığı nokta da bu sakatlıklar ile de oynamayı öğrenebilmesiydi.Geçen yıl kadar olmasa da bu yıl da takım yine başta sezona mvp lik bir performansla giren Yao'nun uzun süreli sakatlığı olmak üzere uzun süreler sakatlıklar ile boğuştu.Fakat takımın en başta savunmadaki direnci ve bence geçen yılki kadrodan farklı olarak Memphis'ten gelen Battier bu bölümlerin sorunsuz geçilmesinde ve takımın ilk tur saha avantajını da kazanarak play-off lara kalmasında büyük bir katkısı sağladı.İşin Utah kısmında da yine geçen yıl başta bu senenin all-star ismi Boozer olmak üzere takımdaki Memo hariç devamlı sakatlıklar hem Utah'ın bir türlü en önemli gücü olan pota altı(Memo-Boozer ikilisinin bir arada oynaması)ve Derron un pıck and rollerıne fırsat olusmasını engelledı.Bu da takımın play-off lara kalamamasına neden oldu.
Bu yıl en başta da belirttiğim gibi bu iki takım geçen yıldan çok farklı olarak yüksek bir başarı yakaladı ve batıda ilk turun kuşkusuz en çekişmeli serisi olmaya aday seride eşleşti.
KRİTİK NOKTALAR
Öncelikle herkesin üzerinde ısrarla durduğu nokta olan serinin sakatlıkları içerip içermeyeceği ve bu sakatlıkların takımları nasıl etkileyeceği.Açıkçası ne kadar geçen yıl bu iki takım da sakatlıklardan çok fazla çekmiş olsa da ben T-mac ve Yao dışındaki bir sakatlığın Rockets cephesinde çok büyük bir güç kaybına sebep olmayacağını fakat Utah cephesinde ise Boozer-Memo-Darron üçlüsünden herhangi birisinin olmamasının bile seride Houston'ı oldukça avantajlı bir konuma geçireceğini düşünüyorum..Çünkü Utah cephesinde bu yıl onları çok fazla etkileyecek bir sakatlık olmaması ve bunun yanında Rockets'ın yukarıda bahsettiğim gibi Yao ve T-mac ikilisinden biri sakatken bile önemli maçlar alması beni sakatlıkların Utah'ı daha çok etkileyebileceği fikrine götürüyor.Kısacası artık Rockets sakatlıklara başedebilmeyi daha doğrusu sakatlıklara rağmen maç kazanabilmeyi öğrendi.
Serinin ikinci kritik noktası ise takımların sezon sonu formları ve play-off a ne şekilde girdikleri.Utah all-star arasından sonra başta Memo olmak üzere(özelikkle de çocuğu olduktan sonra)büyük bir düşüş içerisinde.Çok fazla maç kaybettiler ve izlediğim bazı maçlarda(başta son Seattle ve Denver maçları olmak üzere)bir özgüven kaybı içine girdiler ve belki de bu yıl onların bu seviyede olmalarını sağlayan en önemli özellikleri olan maç sonu oynama özellikleri de bu iki maçta yoktu.Bu önemli bir değişken olacaktır.Bunun tam ters tarafında ise Rockets hem Yao'nun sakatlıktan sonra yavaş yavaş forma sokulması ve sondan bir önceki maç olan Suns maçında maximum seviyeye çıkması(kısacası tamamen sezon başındakine yakın bir formda olması) hem de T-mac in son maçlarda artık bir standart yüzde ve sayı ortalaması yakalamasıyla daha istikrarlı bir çizgide.Bu bence rox un yine bir artı özelliği.
Son olarak ta bu seride başta Memo olmak üzere hücumda Utah'ın pota altında yaratacağı eşleşme sorununun da Utah lehine bir artı olacağını ve Boozer ın da içeride bazı maçlarda Rockets uzunlarını faul problemine sokabileceğini düşünüyorum.
Fakat bu 3 temel belirleyicinin yanında ilk 2 maçın da nasıl biteceği bence çok önemli.Eğer Utah sezon sonu formuyla bu iki maça çıkar (ki öyle olacağını sanmıyorum)ve ilk iki maçı da yakın olmayan skorlarla kaybederse serinin beklediğimiz kadar da (ki bu çok küçük bir ihtimal)yakın geçmeyebileceğini düşünüyorum.
Kısacası sakatlıklar,takımların play-off öncesi son form durumları,Utah'ın uzunlarının eşleşme sorunları ve ilk iki maçın nasıl biteceği bu serinin sonuncu belirleyecek bence 4 ana nokta olacak.
Saygılarımla........
ROCKETS-UTAH
İki takımın aslında son sezonlarında yaşadıkları ve bu yılki durumları birbirleriyle benzer özellikler taşıyor.Geçen yıl bazılarının sezon başı itibariyle gizli favorilerinden biri olan Rockets'ın tüm sezon bir türlü -başta takımın en önemli iki yıldızı Yao ve T-mac olmak üzere-sakatlıklardan başını kaldıramaması ve bunun takımın tamamını etkilemesi ile değil gizli favorilik play-off lara dahi kalamadan biten bir sezon geçirildi.Aslında bu yıl Rockets'ın belki de en fazla kademe atladığı nokta da bu sakatlıklar ile de oynamayı öğrenebilmesiydi.Geçen yıl kadar olmasa da bu yıl da takım yine başta sezona mvp lik bir performansla giren Yao'nun uzun süreli sakatlığı olmak üzere uzun süreler sakatlıklar ile boğuştu.Fakat takımın en başta savunmadaki direnci ve bence geçen yılki kadrodan farklı olarak Memphis'ten gelen Battier bu bölümlerin sorunsuz geçilmesinde ve takımın ilk tur saha avantajını da kazanarak play-off lara kalmasında büyük bir katkısı sağladı.İşin Utah kısmında da yine geçen yıl başta bu senenin all-star ismi Boozer olmak üzere takımdaki Memo hariç devamlı sakatlıklar hem Utah'ın bir türlü en önemli gücü olan pota altı(Memo-Boozer ikilisinin bir arada oynaması)ve Derron un pıck and rollerıne fırsat olusmasını engelledı.Bu da takımın play-off lara kalamamasına neden oldu.
Bu yıl en başta da belirttiğim gibi bu iki takım geçen yıldan çok farklı olarak yüksek bir başarı yakaladı ve batıda ilk turun kuşkusuz en çekişmeli serisi olmaya aday seride eşleşti.
KRİTİK NOKTALAR
Öncelikle herkesin üzerinde ısrarla durduğu nokta olan serinin sakatlıkları içerip içermeyeceği ve bu sakatlıkların takımları nasıl etkileyeceği.Açıkçası ne kadar geçen yıl bu iki takım da sakatlıklardan çok fazla çekmiş olsa da ben T-mac ve Yao dışındaki bir sakatlığın Rockets cephesinde çok büyük bir güç kaybına sebep olmayacağını fakat Utah cephesinde ise Boozer-Memo-Darron üçlüsünden herhangi birisinin olmamasının bile seride Houston'ı oldukça avantajlı bir konuma geçireceğini düşünüyorum..Çünkü Utah cephesinde bu yıl onları çok fazla etkileyecek bir sakatlık olmaması ve bunun yanında Rockets'ın yukarıda bahsettiğim gibi Yao ve T-mac ikilisinden biri sakatken bile önemli maçlar alması beni sakatlıkların Utah'ı daha çok etkileyebileceği fikrine götürüyor.Kısacası artık Rockets sakatlıklara başedebilmeyi daha doğrusu sakatlıklara rağmen maç kazanabilmeyi öğrendi.
Serinin ikinci kritik noktası ise takımların sezon sonu formları ve play-off a ne şekilde girdikleri.Utah all-star arasından sonra başta Memo olmak üzere(özelikkle de çocuğu olduktan sonra)büyük bir düşüş içerisinde.Çok fazla maç kaybettiler ve izlediğim bazı maçlarda(başta son Seattle ve Denver maçları olmak üzere)bir özgüven kaybı içine girdiler ve belki de bu yıl onların bu seviyede olmalarını sağlayan en önemli özellikleri olan maç sonu oynama özellikleri de bu iki maçta yoktu.Bu önemli bir değişken olacaktır.Bunun tam ters tarafında ise Rockets hem Yao'nun sakatlıktan sonra yavaş yavaş forma sokulması ve sondan bir önceki maç olan Suns maçında maximum seviyeye çıkması(kısacası tamamen sezon başındakine yakın bir formda olması) hem de T-mac in son maçlarda artık bir standart yüzde ve sayı ortalaması yakalamasıyla daha istikrarlı bir çizgide.Bu bence rox un yine bir artı özelliği.
Son olarak ta bu seride başta Memo olmak üzere hücumda Utah'ın pota altında yaratacağı eşleşme sorununun da Utah lehine bir artı olacağını ve Boozer ın da içeride bazı maçlarda Rockets uzunlarını faul problemine sokabileceğini düşünüyorum.
Fakat bu 3 temel belirleyicinin yanında ilk 2 maçın da nasıl biteceği bence çok önemli.Eğer Utah sezon sonu formuyla bu iki maça çıkar (ki öyle olacağını sanmıyorum)ve ilk iki maçı da yakın olmayan skorlarla kaybederse serinin beklediğimiz kadar da (ki bu çok küçük bir ihtimal)yakın geçmeyebileceğini düşünüyorum.
Kısacası sakatlıklar,takımların play-off öncesi son form durumları,Utah'ın uzunlarının eşleşme sorunları ve ilk iki maçın nasıl biteceği bu serinin sonuncu belirleyecek bence 4 ana nokta olacak.
Saygılarımla........
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)